Page Nav

HIDE

Grid

GRID_STYLE
FALSE
TRUE
HIDE_BLOG

Son haberler

latest

Aç olan zihniniz yoksa mideniz mi?

Kızgınlık, yalnızlık, üzüntü, yorgunluk, korku ve stres gibi olumsuz duygular yemek düşkünü yapıyor. Hepimiz zaman zaman aşırı yemek yer...

Kızgınlık, yalnızlık, üzüntü, yorgunluk, korku ve stres gibi olumsuz duygular yemek düşkünü yapıyor.

Hepimiz zaman zaman aşırı yemek yeriz. Kimileri kızgınlık, sıkıntı, yalnızlık, üzüntü, hayal kırıklığı, yorgunluk, korku ve stres gibi olumsuz duygular yaşarken, kimileri de mutlu, sakin ve huzurlu olduklarında aşırı yeme ihtiyacı duyar. Duygularımızın yemek yeme alışkanlıklarımıza etkisini anlamak için ‘duygusal beslenmeyi’ anlamak önemli. Duygusal beslenme konusunu inceliyoruz... 

Aç olan zihniniz yoksa mideniz mi?

Duygusal beslenme konusunda uzman Doktor Roger Gould, www.shrink yourself.com adlı web sitesinde duygusal nedenlerle aşırı beslenme konusunda önemli bilgilere yer veriyor. Dr. Gould’a göre aşağıdaki tespitlerden birine ‘Evet’ diyorsanız duygusal besleniyorsunuz demektir.
*Açlığım aniden ortaya çıkıyor.
*Sadece belirli bir çeşit yemeğe karşı iştahlanıyorum.
*Bu yemeği elde etmek için her şeyi yapabilirim.
*Sürekli olarak bir yemeğin tadını alıyorum ve onu düşünmeden edemiyorum.
*Eğer onu yersem kendimden geçebilirim.
*Bittiğinde, kendimi suçlu veya pişman hissediyorum.

Neden yiyorsunuz?

Duygusal nedenlerden dolayı oluşan yeme krizine erken müdahale edip, durdurmak için yapılabilecek en önemli şey, buna neden olan duyguyu bulmak ve onun üstüne gitmektir. Unutmayın, genelde sorunun çıkış noktası o gün olan olaylardır. İşte size birkaç ipucu:

Kendimi susturmak için yiyorum. Kimi insan olaylarla ve insanlarla yüzleşmemek için yer. Can sıkıcı bir konuşma, kendimizi ifade edememek, aşağılanmış veya anlaşılmamış hissetmek kendimizi yemeye vermemize yol açar.

Ne yemem gerektiği söylenmemeli. Ne zaman diyete başlasak, diyet kuralları, ne yememiz gerektiğini söylenmesi bizi rahatsız eder. İsyankar ve inatçı arzular diyete başladığımız birkaç gün içinde ortaya çıkar. Yenmesi yasak şeyleri yerken buluruz kendimizi. Bu durumda en iyisi hiçbir şeyin yasak olmadığını kendi kendimize söylemek ve diyette olmayan yiyeceklerden tadımlık tüketmek diyete isyan duygusunu bastıracaktır. 

Sevgiye sahip değilim ama yiyeceğe olabilirim. Yakın ilişkilerde yaşanan sorunlar ve sevgi boşluğunu bizi yemeye yönelten bir başka nedendir. Bu durumun farkında olmak, sorunların geçici olduğunu düşünmek ve bize pozitif enerji ve sevgi sunan insanlarla yakın olmak yemeyi kontrol altına almamızı sağlayabilir. 

Sizi mutlu eden yemek değil

*Duygusal beslenen biriyseniz, sizi mutlu eden yemek yemek değil. Bir anda acıktığınızda aşağıdaki önerileri uygulayarak yeme duygusunun arkasındaki nedeni bulabilir ve üstesinden gelebilirsiniz. 
*Kendinize “Gerçekten açlık hissediyor muyum?” sorusunu sorun.
*Gününüzü tekrar gözden geçirin ve sizi acıktıranın ne olduğunu bulun.
*Bu duyguyu yok etmeye yardımcı olacak bir şey yapın. Kısa bir yürüyüş veya bir arkadaşınızla buluşmak gibi…
*Sorunları konuşmak iyi gelecektir. Yalnız olmadığınızda daha az acıktığınızı fark edeceksiniz.
*Düzenli olarak sevdiğiniz şeyleri yapın ve kendinizi yemeye adamayın.

Fazla düşünmeyin

Bir konuyu fazla düşünmek hissettiğimiz duyguların yoğunluğunu artırır ve insanlar genelde yoğun duygular içinde olduklarında yemeye yönelirler. Eğer, yaptığınız işe odaklanırsanız aşırı düşünmeyi durdurabilirsiniz. Bulmaca çözmek gibi zihninizi meşgul edecek uğraşlar, derin nefes alıp vererek nefes egzersizi yapmak gibi zihninizi açacak egzersizler sizi düşündüren şeyi unutmanıza yardımcı olacaktır. 

Duygusal beslenmenin yan etkileri

*İlişkilerinize zarar verir. Biriyle bir tartışma ve gerginlik yaşadığınızda yiyeceği en büyük sığınak olarak görürsünüz. O kişiyle konuşarak sorunları çözmek yerine yemeğe sığınmak ilişkilere zara verir.
*Hedeflerinizi ihmal edersiniz. Çünkü duygusal beslenmenin sebeplerinden biri de hayal kırıklıklarını bastırmaktır. Kendinizi her yetersiz hissettiğinizde yemek yerseniz, hiçbir planınızı gerçekleştiremezsiniz.
*Korkularınızı büyütürsünüz. Korkularınıza çözüm bulmak yerine sürekli yerseniz, korkularınız daha da büyür. Bir kısırdöngü içerisinde yemek yemek de daha çekici hale gelir.
*Kendinizi sevmenizi zorlaştırır. Kendinizi bir konuda yetersiz ve başarısız hissettiğinizde bir şeyler yersiniz. Bu da kendinizi daha da başarısız hissetmenize yol açar.

Yediklerinizi Değiştirin

Duygusal nedenlerden dolayı yemek yiyor, abur cuburla mutlu oluyorsanız yediklerinizi değiştirerek sağlıklı beslenebilirsiniz:

Çikolata: Kendimizi yalnız, terk edilmiş hissediyorsak elimiz hemen çikolataya gider. Çünkü çikolatanın artırdığı mutluluk hormonu salgısı hepimize iyi gelir. Çikolata yerine muz yemeyi deneyebilirsiniz. Çünkü muz en çok mutluluk hormonu salgılatan meyvedir. Aynı zamanda da magnezyum ve kalsiyum içerir. 
Puding: Yalnız ve mutsuz hissettiğimizde yemek istediklerimizden biri pudingdir. Onun yerine bir tabak sossuz makarna da sizi mutlu edecek, üstelik daha az kalori almanızı sağlayacaktır.
Tuzlu gıdalar: Stresliyken canımız tuzlu şeyler ister. Baskı altında olduğumuzun bir işareti de canımızın tuzlu besin istemesidir. Sakinleşmek ve tuz ihtiyacınızı karşılamak için fıstık atıştırabilirsiniz. Fıstık yiyerek ihtiyacımız olan omega yağlarından da almış oluruz. 
Patates Cipsi: Sert, gevrek ve ısırdığımızda gürültü çıkaran her türlü yiyecek öfkenin üstesinden gelmemizi sağlıyormuş! Öyleyse, cips yemek yerine salatalık, kereviz, havuç yemek hem sağlıklı beslenmemizi sağlayacak hem de öfkemizi yatıştıracaktır.

✎ Mutfağınızın olmazsa olmazı her ürün Karaca’da!

Hiç yorum yok

Sosyal Sorumluluk Projesi
Net Gazete Haber| Kadınca | Zayıflama | Spor | Sağlık | Güzellik | Yaşam | Moda | Cinsel Sağlık | Haber | Teknoloji | Ekonomi | Dünya | Medya |