İSTANBUL – Göz kusurlarının düzeltilmesinde teknoloji odaklı dönüşüm, küresel ölçekte büyük bir ivme kazandı. Grand View Research verilerine göre; kişiye özel lazer cerrahisi pazarı, her yıl ortalama yüzde 4,9 büyüyerek 2030 yılına kadar 5,35 milyar dolar hacime ulaşacak. Bu büyümenin merkezinde ise minimal invaziv (daha az müdahale gerektiren) yöntemler ve "flapsiz" (kapakçık açılmayan) cerrahiler yer alıyor.
Veni Vidi Göz uzmanlarından Op. Dr.
Akın Akyurt, özellikle aktif yaşam tarzına sahip bireylerin beklentileriyle
örtüşen ReLEx SMILE teknolojisinin, bu alandaki güçlü eğilimlerden biri olduğunu vurguladı.
Kornea Yapısı Daha Stabil Kalıyor
Klasik LASIK yöntemlerinde korneada geniş
bir kapak (flap) oluşturulurken, ReLEx SMILE yönteminde bu adıma ihtiyaç
duyulmuyor. CRST Europe yayınlarında paylaşılan verilere göre; kapak
oluşturulmaması, ameliyat sonrası flap kaynaklı kaygıları ortadan kaldırırken
gözün biyomekanik yapısını daha güçlü tutuyor.
Operasyonun mantığını anlatan Op. Dr.
Akın Akyurt, "Bu yöntemde kornea içinde sadece birkaç milimetrelik
küçük bir kesiden müdahale ediyoruz. Kapak oluşturmadığımız için gözün doğal
yapısı büyük ölçüde korunuyor. Bu durum, özellikle darbe riski taşıyan
sporcular veya hareketli bir yaşamı olan kişiler için ciddi bir güvenlik
avantajı sağlıyor" dedi.
Ekran Başında Çalışanlar İçin "Göz Kuruluğu"
Avantajı
Lazer tedavisi düşünenlerin en büyük
çekincelerinden biri olan göz kuruluğu, yeni nesil yöntemlerle minimuma iniyor.
StatPearls (NCBI) tıbbi derlemelerinde yer
alan bulgular; SMILE yönteminin, kornea sinirlerini daha fazla koruduğu için
LASIK’e kıyasla çok daha az göz kuruluğuna neden olduğunu gösteriyor.
Dr. Akyurt,
bu avantajın önemine şu sözlerle dikkat çekti: "Günümüzde vaktinin çoğunu
ekran karşısında geçiren veya lens kullanımına bağlı kuruluk yaşayan
hastalarımız için konfor belirleyici bir unsur. Sinir dokusunun korunması,
operasyon sonrası iyileşme sürecini çok daha konforlu kılıyor."
Başarı Oranı Yüzde 97: Hızlı İyileşme, Keskin Görüş
Bilimsel çalışmalar, yeni nesil lazer
yöntemlerinin sadece konfor değil, sonuç açısından da yüksek performans
sergilediğini kanıtlıyor. 2020 yılında yapılan çok ülkeli bir kullanıcı anketi,
hastaların yüzde 97 gibi çok yüksek bir memnuniyet oranına sahip
olduğunu raporladı. Ayrıca, operasyon sonrası 1. ayda hastaların büyük
çoğunluğu 20/20 veya üzerinde bir görme keskinliğine ulaşıyor.
"Doğru Yöntem, Doğru Hasta"
Her gözün yapısının parmak izi kadar
benzersiz olduğunu hatırlatan Op. Dr. Akın Akyurt, başarının anahtarını
"kişiye özel planlama" olarak tanımlıyor: "Veni Vidi Göz
bünyesinde yaptığımız ileri tetkiklerle hastanın kornea kalınlığından numara
stabilitesine kadar her detayı inceliyoruz. Unutulmamalı ki; en iyi yöntem,
hastanın göz yapısına ve yaşam tarzına en uygun olan yöntemdir."
Almanya’da aldığı ihtisas ve akademik
çalışmalarıyla (dr.med) uluslararası standartları takip eden Dr. Akyurt; AAO,
ASCRS ve ESCRS gibi küresel mesleki birliklerin de güncel protokollerini klinik
pratiğine entegre ettiklerini ekledi.
