Page Nav

HIDE

Grid

GRID_STYLE

Son haberler

latest

'Diyet' kelimesinden korkmalı mıyız?

Diyet kelimesi sohbet esnasında geçtiği zaman bile kişiler arasında istemsiz bir stresle karşılaşmaktayız. Bunun asıl sebebi de halk arasınd...

Reklam
'Diyet' kelimesinden korkmalı mıyız?

Diyet kelimesi sohbet esnasında geçtiği zaman bile kişiler arasında istemsiz bir stresle karşılaşmaktayız. Bunun asıl sebebi de halk arasında kulaktan kulağa yayılan yanlış bilgilerden kaynaklıdır. Biz diyetisyenlere düşen en önemli görev de doğru bilgileri halkımızla paylaşmaktır.


Öncelikle herhangi bir rahatsızlığı olmayan bireylerde bazı besinlerden kısıtlı beslenmeyi kesinlikle önermemekteyiz. Her besinin günlük alım miktarları vardır ve bu bizim sağlığımız için oldukça önemlidir. Şimdi sağlıklı beslenme hakkında doğru bilinen yanlışları gelin birlikte inceleyelim.


Yağı Kullanmayı Bırakmalı Mıyız?

Yağdan kısıtlı beslenme yöntemiyle tek başına kilo vermek hem sağlık açısından hem de gerçekçilik açısından pek uygun bir yöntem değildir. Önceliğimizin sağlığımızı korumak olduğunu göz önünde bulundurursak deri altı yağ tabakasının vücut ısısını korumak gibi önemli bir görevi vardır ve elzem miktarda sağlıklı yağ tüketimine ihtiyaç duymaktadır. Aynı zamanda hormonal sistemimiz de vücudumuzdaki sağlıklı yağ oranıyla çalışmaktadır. İç organlarımızı da koruyan tabaka yağdan oluşmaktadır. Özellikle bu son bir yıldır bağışıklık sistemimizi güçlü tutmalıyız diye pek çok yerde uyarılar verilmektedir. Bağışıklık sistemimizi güçlendirmek için vitamin ve minerallere ihtiyaç duyan vücudumuzda bazı vitaminler yağda çözünmeleri sebebiyle yine sağlıklı bir yağ dokusuna ihtiyaç duymaktayız.


Öğün Atlamalı Mıyız?

Her bireyin vücut metabolizması farklı çalışmaktadır ve biz diyetisyenler her danışanımıza kendisine özel beslenme programları hazırlamaktayız. Kimilerinde 2 ana öğün yeterli olurken kimilerine 3 ana öğün önerimiz olmaktadır. Ara öğün sıklıklarını da danışanlarımızla iletişim halinde olarak belirlemekteyiz. Fakat öğün atlamayı bir beslenme uzmanına danışmadan yaptığınız zaman vücudunuzdan beyne önemli bir mesaj gider. Nedir bu mesaj derseniz; kıtlık. Evet, vücut kıtlığa girdiğini düşünerek kilo verimini durdurarak yağ yapımını artırmaya başlar ve bu bizim istediğimiz sonuca ulaşmamıza mani olur. Önemli olan bedeninizi iyi tanımak ve beslenmeyle ilgili radikal kararlar alırken mutlaka diyetisyene başvurulması gerekiyor ki sizlere yardımcı olalım.


Düşük Karbonhidratla Beslenirsek Kilo Verir Miyiz?

Son yıllarda popüler olan beslenme şekli olarak karşımıza çıkmakta olduğunu görüyoruz. Karbonhidratı ne kadar da korkunç anlatıyorlar değil mi? Peki, yağ yakımı için karbonhidrata ihtiyacımız olduğunu biliyor muydunuz? Protein ağırlıklı beslenip kısa sürede tartı üzerinde verilen kiloları görüyorsunuz. Bu sebepten de karbonhidratı hayatımdan çıkarırsam kilo veririm düşüncesi oluşuyor. Fakat proteinden yüksek karbonhidrat kısıtlı beslenmede çoğunlukla su ve kas kaybıyla karşılaşıyoruz. Bu da bizim sağlığımızı kötü etkileyen bir beslenme şeklidir.  Karbonhidrattan kısıtlı beslenmede beslenme programından ilk çıkarılan besinler ekmek, mısır, patates, makarna olmaktadır. Fakat bu besinlerin içerdiği mineral ve vitaminlere de vücudumuzun ihtiyacı vardır. Önemli olan bu besinleri tüketirken porsiyon miktarını göz önünde bulundurmaktır.


Sevdiğim Besinlerden Sonsuza Kadar Vazgeçmeli Miyiz?

Bu tutuma %100 karşı olan bir diyetisyen olarak karşınızdayım. Sevdiğiniz hiçbir besinden vazgeçmek zorunda değilsiniz kesinlikle. Danışanlar ilk kez beslenme programları düzenlenirken bazı besinler listede olmadığı için onları hiç tüketemeyecekmiş gibi düşünebilir. Ama bu büyük bir yanlıştır. İlk olarak kendisini kontrol edip edemeyeceğini görmek isteriz ve ilerleyen zamanlarda sevdiği besinlerden mutlaka haftalık listesine de eklemeler yapmaktayız. Severek tükettiği yiyecekleri porsiyon olarak ne kadar tüketmesi gerektiğini, sonrasında nasıl beslenmesi gerektiğini öğretmekteyiz. Zaten yasaklar diyetin başarısızlıkla sonuçlanmasına neden olmaktadır. Aynı zamanda danışanda mutsuzlukla birlikte strese de yol açmaktadır.


Yukarıda yaptığım açıklamalarla sizleri aydınlattığımı düşünüyorum. O zaman ne yapıyormuşuz? Diyet kelimesinden korkmuyormuşuz. Pek hoşunuza gitmiyorsa yeni beslenme tarzım diyerek diyet kelimesini kullanmamış olursunuz. Hiç merak etmeyin biz diyetisyenler sizleri çok iyi anlamaktayız. 


Bir sonra ki yazımda görüşmek üzere. Sağlıkla kalın..

Dyt. Beyza KARABULUT

instagram: dytbeyzakr

Dyt. Beyza KARABULUT

*Kafe Medya ile tanıtım için tıklayın!
loading...

Hiç yorum yok

Gündem | Kadınca | Zayıflama | Spor | Sağlık | Güzellik | Yaşam | Moda | Cinsel Sağlık | Haber | Teknoloji | Ekonomi | Dünya | Medya |