Son yazılar

Güneydoğu mutfağı diyabete zemin hazırlıyor


Şeker hastalığının bir kere geldi mi gitmeyen bir hastalık olarak bilindiğine dikkat çeken Alper Çelik, “Oysa ameliyatla yani metabolik cerrahi ile mümkün.

Türkiye'nin Avrupa ülkeleri arasında diyabetin en hızlı arttığı ülke olduğu gerçeğinden bahseden Obezite ve Metabolik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Alper Çelik; hastalığın bilinirlik oranının ise bir hayli düşük olduğuna ve diyabetin artmasındaki en büyük nedenin ise hareketsiz yaşam biçimi ve "fast food" kültürü olduğuna dikkat çekiyor.

GÜNEYDOĞU MUTFAĞI DİYABETE ZEMİN HAZIRLIYOR

Fast food kültürü her ülkenin mutfağına göre farklılık gösterir. Amerika'da fast food denilince akla hamburger, cips, kola ve sosisli sandviç gelir. Ülkemizdeki fast food mutfağında ise döner, iskender, lahmacun gibi hızlı tüketilebilen yiyecekler dikkat çeker. Diyabet hazır yiyecekleri çok sever. O yüzden diyabetin ülkemizde giderek artış gösterdiği bölge Gaziantep ve yöresidir. Diyabete zemin hazırlayan hamurlu, yağlı ya da şekerli yiyeceklerden uzak durmak ve düzenli olarak kan şekeri ölçümü yaparak diyabeti kontrol altında tutmak alınabilecek en önemli tedbirlerdir.

ÇÖZÜM METABOLİK CERRAHİDİR.10 YILDA 6 BİN 500 KİŞİYİ AMELİYAT ETTİK

Şeker hastalığının bir kere geldi mi gitmeyen bir hastalık olarak bilindiğine dikkat çeken Alper Çelik, “Oysa ameliyatla yani metabolik cerrahi ile mümkün. Tabii bu tüm hastalar için geçerli değil. Erişkin Tip 2 diyabet hastaları ameliyat için uygun. Yani bedeni insülin üreten ama ürettiği insülini kullanamayanlar bu grupta değerlendiriliyor” açıklamasında bulundu.

İnce bağırsak operasyonu

İnce bağırsağın sindirimdeki önemine de işaret eden Çelik, “Şekerimizi düşüren hormon, ince bağırsaklarımızın son kısmı tarafından kontrol edilir. Besin ince bağırsağın son kısmına vücudumuz insülin üretmeye başlıyor. İkincisi de beyne “artık doydun” sinyalleri gidiyor. Bakkaldan aldığınız ekmek bağırsağın son kısmına ulaşmıyor. Çünkü GDO’lu olduğundan bağırsağın ortasında sindirimi bitiyor. Son kısma posa kalıyor beyne uyarı gitmiyor. Sürekli açlık hissediliyor ve doyulmuyor. İşte ben o bağırsağın son kısmını oradan çıkarıyor, başa koyuyorum. O operasyondan sonra insülininizi kullanmaya başlıyorsunuz. Acıkmıyorsunuz. Bir tabak yemek yediğinizde doyuyorsunuz. En önemlisi, artık iç organlarınızın çevresinde yağ birikmiyor, göbek eriyip gidiyor” dedi.

Yabancılar Türkiye’yi tercih ediyorlar

Mideyi küçültme ameliyatının çözüm olmadığını belirten Çelik, “Şu an cerrahi camiada bir mide küçültme furyası yaşanıyor. Ama o insanların çoğu 5 yıl sonra düzeltme ameliyatı arayışına girecek” diye konuştu. İnsülin direncinin şu an en büyük halk sağlığı sorunu olduğuna dikkat çeken Prof.Dr. Alper Çelik, “10 yılda 6 bin 500 kişiyi ameliyat ettik. Hastaların yüzde 15’i yurt dışından geliyor. Ameliyatın eğitimini Japonya, Brezilya,ve İtalya'da aldıktan sonra Türkiye'de uygulamaya başladığını belirten Prof.Dr Alper Çelik,"Bu ameliyatı Türkiye'de yanlızca biz yapıyoruz.Sadece Türk hastalara hizmet vermiyoruz. Körfez ülkelerinden ve Türk Cumhuriyetlerinden hastalarımız var.Kuzey Amerika'dan bile hasta geliyor. Bu durum sağlık turizmine de bir katkı sunuyor"diye konuştu.

Hiç yorum yok